Kuzguncuk No26 Evi

Kuzguncuk No26 Evi

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde, Kuzguncuk Mahallesi Üryanizade Sokak üzerinde bulunan yapı, semtin geleneksel sıra ev dokusunun bir parçasıdır. Arşiv verileri ve mimari özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, iki komşu yapıyla birlikte inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu üç konut, benzer plan düzenleri, cephe öğeleri ve erken dönemde bütünlük gösteren çatı kurgularıyla bir sıra ev grubu oluşturmaktadır. Yapı üçgen planlı cumbası, dış sahanlıklı girişi, ahşap giyotin pencereleri ve kat silmeleriyle sokağın mimari karakterine katkıda bulunur. Birinci kat pencerelerindeki renkli camlar ve ahşap saçak detayları, bu karakteri tamamlayan mimari öğelerdir.

Kesin inşa tarihi bilinmeyen yapı, arşiv kayıtları ve tarihî haritalar doğrultusunda 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başı konut dokusu içerisinde değerlendirilmektedir. 1914 tarihli Alman Mavileri’nde ön cephe hattının, 1932 tarihli Pervititch Haritası’nda ise yapı kütlesinin izlenebilmesi, yapının erken 20. yüzyıldaki varlığını belgelemektedir.

Dar ve derin bir parselde konumlanan kâgir konut, mevcut durumda bodrum, zemin, iki normal kat ve çatı katından oluşmaktadır. Katlar arasındaki bağlantıyı sağlayan ahşap merdiven yapının orta bölümünde yer alırken yaşam mekânları ön ve arka cephelere yönelmektedir. Ahşap döşemeler ve tavanlar, bodrumun bir bölümünde korunan volta döşeme ve sonraki müdahalelerde kullanılan farklı yapım sistemleri, yapının geçirdiği değişimlerin izlerini taşımaktadır. Mevcut durumda zemin kat ile birinci kat arasında bulunan galeri boşluğu da iç mekânın zaman içinde değişen kullanımını yansıtmaktadır.

Yapının tarihsel gelişiminin anlaşılmasında, sokak cephesinde büyük ölçüde korunan mimari düzen ile arka bölümde yoğunlaşan değişimlerin birlikte okunması belirleyici olmuştur. Bu doğrultuda çalışma, mevcut durumun belgelenmesiyle birlikte, farklı dönem müdahalelerinin plan, cephe ve taşıyıcı sistem üzerindeki etkilerinin araştırılmasını kapsamaktadır.

Rölöve çalışmasında yapı, lazer tarama yöntemiyle belgelenmiş; elde edilen üç boyutlu nokta bulutu üzerinden plan, kesit ve cephe çizimleri hazırlanmıştır. Mevcut mimari elemanlar, malzeme özellikleri ve bozulmalar kayıt altına alınmıştır. Çatı ve döşemelerde görülen sehimler, nem kaynaklı bozulmalar, cephe çatlakları ve ahşap elemanlardaki malzeme kayıpları, koruma sürecinde değerlendirilmesi gereken başlıca sorunları oluşturmaktadır.

Restitüsyon çalışması; tarihî haritalar, tahrir ve vergi kayıtları, hava fotoğrafları, arşiv fotoğrafları ve yapı üzerindeki izlerin birlikte değerlendirilmesiyle iki dönem üzerinden geliştirilmiştir. Aynı sıra ev grubundaki iki komşu yapı, değişmiş veya günümüze ulaşmamış arka cephe açıklıkları, ahşap mimari elemanlar ve çatı düzeninin araştırılmasında karşılaştırmalı kaynak olarak kullanılmıştır. Sıva raspalarında ortaya çıkan duvar örgüleri, kapatılmış açıklıklar ve taşıyıcı elemanlar, dönemlerin ayrıştırılmasına katkı sağlamıştır. Restitüsyon önerileri, doğrudan yapıdan ve tarihsel belgelerden elde edilen bulguların yanı sıra, karşılaştırmalı incelemelere ve mimari gerekliliklere dayanan değerlendirmelerle oluşturulmuştur.

Birinci dönem restitüsyonunda, sofa çevresinde düzenlenen odalar ve arka bölümdeki servis mekânlarıyla yapının erken dönem konut düzeni ele alınmıştır. Çatı kurgusu, bitişik sıra evlerle kurduğu bütünlük içerisinde değerlendirilmiştir. Bodrumdaki odunluk ve kömürlük ile üst katlardaki sofa ve odalar, arşiv kayıtlarında tanımlanan kullanım düzeni doğrultusunda yorumlanmıştır. İkinci dönemde ise arka hacimlerin genişletilmesi, balkonların eklenmesi, servis mekânlarının yer değiştirmesi ve çatının yükseltilerek yeniden biçimlendirilmesi öne çıkmaktadır. Sokak cephesi mimari karakterini büyük ölçüde sürdürürken arka cephe ve iç mekân düzeni farklı kullanım ihtiyaçları doğrultusunda dönüşmüştür.

İki dönem restitüsyonunun mevcut durumla karşılaştırılması, yapıda süreklilik gösteren mimari öğeleri, değişen mekân ve kütle ilişkilerini ve komşu yapılarla başlangıçta kurulan bütünlüğü görünür kılmaktadır. Rölöve ve restitüsyon çalışmalarıyla elde edilen bu veriler, yapının tarihsel katmanlarının değerlendirilmesine ve restorasyon kararlarının geliştirilmesine temel oluşturmaktadır.

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde, Kuzguncuk Mahallesi Üryanizade Sokak üzerinde bulunan yapı, semtin geleneksel sıra ev dokusunun bir parçasıdır. Arşiv verileri ve mimari özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, iki komşu yapıyla birlikte inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu üç konut, benzer plan düzenleri, cephe öğeleri ve erken dönemde bütünlük gösteren çatı kurgularıyla bir sıra ev grubu oluşturmaktadır. Yapı üçgen planlı cumbası, dış sahanlıklı girişi, ahşap giyotin pencereleri ve kat silmeleriyle sokağın mimari karakterine katkıda bulunur. Birinci kat pencerelerindeki renkli camlar ve ahşap saçak detayları, bu karakteri tamamlayan mimari öğelerdir.

Kesin inşa tarihi bilinmeyen yapı, arşiv kayıtları ve tarihî haritalar doğrultusunda 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başı konut dokusu içerisinde değerlendirilmektedir. 1914 tarihli Alman Mavileri’nde ön cephe hattının, 1932 tarihli Pervititch Haritası’nda ise yapı kütlesinin izlenebilmesi, yapının erken 20. yüzyıldaki varlığını belgelemektedir.

Dar ve derin bir parselde konumlanan kâgir konut, mevcut durumda bodrum, zemin, iki normal kat ve çatı katından oluşmaktadır. Katlar arasındaki bağlantıyı sağlayan ahşap merdiven yapının orta bölümünde yer alırken yaşam mekânları ön ve arka cephelere yönelmektedir. Ahşap döşemeler ve tavanlar, bodrumun bir bölümünde korunan volta döşeme ve sonraki müdahalelerde kullanılan farklı yapım sistemleri, yapının geçirdiği değişimlerin izlerini taşımaktadır. Mevcut durumda zemin kat ile birinci kat arasında bulunan galeri boşluğu da iç mekânın zaman içinde değişen kullanımını yansıtmaktadır.

Yapının tarihsel gelişiminin anlaşılmasında, sokak cephesinde büyük ölçüde korunan mimari düzen ile arka bölümde yoğunlaşan değişimlerin birlikte okunması belirleyici olmuştur. Bu doğrultuda çalışma, mevcut durumun belgelenmesiyle birlikte, farklı dönem müdahalelerinin plan, cephe ve taşıyıcı sistem üzerindeki etkilerinin araştırılmasını kapsamaktadır.

Rölöve çalışmasında yapı, lazer tarama yöntemiyle belgelenmiş; elde edilen üç boyutlu nokta bulutu üzerinden plan, kesit ve cephe çizimleri hazırlanmıştır. Mevcut mimari elemanlar, malzeme özellikleri ve bozulmalar kayıt altına alınmıştır. Çatı ve döşemelerde görülen sehimler, nem kaynaklı bozulmalar, cephe çatlakları ve ahşap elemanlardaki malzeme kayıpları, koruma sürecinde değerlendirilmesi gereken başlıca sorunları oluşturmaktadır.

Restitüsyon çalışması; tarihî haritalar, tahrir ve vergi kayıtları, hava fotoğrafları, arşiv fotoğrafları ve yapı üzerindeki izlerin birlikte değerlendirilmesiyle iki dönem üzerinden geliştirilmiştir. Aynı sıra ev grubundaki iki komşu yapı, değişmiş veya günümüze ulaşmamış arka cephe açıklıkları, ahşap mimari elemanlar ve çatı düzeninin araştırılmasında karşılaştırmalı kaynak olarak kullanılmıştır. Sıva raspalarında ortaya çıkan duvar örgüleri, kapatılmış açıklıklar ve taşıyıcı elemanlar, dönemlerin ayrıştırılmasına katkı sağlamıştır. Restitüsyon önerileri, doğrudan yapıdan ve tarihsel belgelerden elde edilen bulguların yanı sıra, karşılaştırmalı incelemelere ve mimari gerekliliklere dayanan değerlendirmelerle oluşturulmuştur.

Birinci dönem restitüsyonunda, sofa çevresinde düzenlenen odalar ve arka bölümdeki servis mekânlarıyla yapının erken dönem konut düzeni ele alınmıştır. Çatı kurgusu, bitişik sıra evlerle kurduğu bütünlük içerisinde değerlendirilmiştir. Bodrumdaki odunluk ve kömürlük ile üst katlardaki sofa ve odalar, arşiv kayıtlarında tanımlanan kullanım düzeni doğrultusunda yorumlanmıştır. İkinci dönemde ise arka hacimlerin genişletilmesi, balkonların eklenmesi, servis mekânlarının yer değiştirmesi ve çatının yükseltilerek yeniden biçimlendirilmesi öne çıkmaktadır. Sokak cephesi mimari karakterini büyük ölçüde sürdürürken arka cephe ve iç mekân düzeni farklı kullanım ihtiyaçları doğrultusunda dönüşmüştür.

İki dönem restitüsyonunun mevcut durumla karşılaştırılması, yapıda süreklilik gösteren mimari öğeleri, değişen mekân ve kütle ilişkilerini ve komşu yapılarla başlangıçta kurulan bütünlüğü görünür kılmaktadır. Rölöve ve restitüsyon çalışmalarıyla elde edilen bu veriler, yapının tarihsel katmanlarının değerlendirilmesine ve restorasyon kararlarının geliştirilmesine temel oluşturmaktadır.

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde, Kuzguncuk Mahallesi Üryanizade Sokak üzerinde bulunan yapı, semtin geleneksel sıra ev dokusunun bir parçasıdır. Arşiv verileri ve mimari özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, iki komşu yapıyla birlikte inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu üç konut, benzer plan düzenleri, cephe öğeleri ve erken dönemde bütünlük gösteren çatı kurgularıyla bir sıra ev grubu oluşturmaktadır. Yapı üçgen planlı cumbası, dış sahanlıklı girişi, ahşap giyotin pencereleri ve kat silmeleriyle sokağın mimari karakterine katkıda bulunur. Birinci kat pencerelerindeki renkli camlar ve ahşap saçak detayları, bu karakteri tamamlayan mimari öğelerdir.

Kesin inşa tarihi bilinmeyen yapı, arşiv kayıtları ve tarihî haritalar doğrultusunda 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başı konut dokusu içerisinde değerlendirilmektedir. 1914 tarihli Alman Mavileri’nde ön cephe hattının, 1932 tarihli Pervititch Haritası’nda ise yapı kütlesinin izlenebilmesi, yapının erken 20. yüzyıldaki varlığını belgelemektedir.

Dar ve derin bir parselde konumlanan kâgir konut, mevcut durumda bodrum, zemin, iki normal kat ve çatı katından oluşmaktadır. Katlar arasındaki bağlantıyı sağlayan ahşap merdiven yapının orta bölümünde yer alırken yaşam mekânları ön ve arka cephelere yönelmektedir. Ahşap döşemeler ve tavanlar, bodrumun bir bölümünde korunan volta döşeme ve sonraki müdahalelerde kullanılan farklı yapım sistemleri, yapının geçirdiği değişimlerin izlerini taşımaktadır. Mevcut durumda zemin kat ile birinci kat arasında bulunan galeri boşluğu da iç mekânın zaman içinde değişen kullanımını yansıtmaktadır.

Yapının tarihsel gelişiminin anlaşılmasında, sokak cephesinde büyük ölçüde korunan mimari düzen ile arka bölümde yoğunlaşan değişimlerin birlikte okunması belirleyici olmuştur. Bu doğrultuda çalışma, mevcut durumun belgelenmesiyle birlikte, farklı dönem müdahalelerinin plan, cephe ve taşıyıcı sistem üzerindeki etkilerinin araştırılmasını kapsamaktadır.

Rölöve çalışmasında yapı, lazer tarama yöntemiyle belgelenmiş; elde edilen üç boyutlu nokta bulutu üzerinden plan, kesit ve cephe çizimleri hazırlanmıştır. Mevcut mimari elemanlar, malzeme özellikleri ve bozulmalar kayıt altına alınmıştır. Çatı ve döşemelerde görülen sehimler, nem kaynaklı bozulmalar, cephe çatlakları ve ahşap elemanlardaki malzeme kayıpları, koruma sürecinde değerlendirilmesi gereken başlıca sorunları oluşturmaktadır.

Restitüsyon çalışması; tarihî haritalar, tahrir ve vergi kayıtları, hava fotoğrafları, arşiv fotoğrafları ve yapı üzerindeki izlerin birlikte değerlendirilmesiyle iki dönem üzerinden geliştirilmiştir. Aynı sıra ev grubundaki iki komşu yapı, değişmiş veya günümüze ulaşmamış arka cephe açıklıkları, ahşap mimari elemanlar ve çatı düzeninin araştırılmasında karşılaştırmalı kaynak olarak kullanılmıştır. Sıva raspalarında ortaya çıkan duvar örgüleri, kapatılmış açıklıklar ve taşıyıcı elemanlar, dönemlerin ayrıştırılmasına katkı sağlamıştır. Restitüsyon önerileri, doğrudan yapıdan ve tarihsel belgelerden elde edilen bulguların yanı sıra, karşılaştırmalı incelemelere ve mimari gerekliliklere dayanan değerlendirmelerle oluşturulmuştur.

Birinci dönem restitüsyonunda, sofa çevresinde düzenlenen odalar ve arka bölümdeki servis mekânlarıyla yapının erken dönem konut düzeni ele alınmıştır. Çatı kurgusu, bitişik sıra evlerle kurduğu bütünlük içerisinde değerlendirilmiştir. Bodrumdaki odunluk ve kömürlük ile üst katlardaki sofa ve odalar, arşiv kayıtlarında tanımlanan kullanım düzeni doğrultusunda yorumlanmıştır. İkinci dönemde ise arka hacimlerin genişletilmesi, balkonların eklenmesi, servis mekânlarının yer değiştirmesi ve çatının yükseltilerek yeniden biçimlendirilmesi öne çıkmaktadır. Sokak cephesi mimari karakterini büyük ölçüde sürdürürken arka cephe ve iç mekân düzeni farklı kullanım ihtiyaçları doğrultusunda dönüşmüştür.

İki dönem restitüsyonunun mevcut durumla karşılaştırılması, yapıda süreklilik gösteren mimari öğeleri, değişen mekân ve kütle ilişkilerini ve komşu yapılarla başlangıçta kurulan bütünlüğü görünür kılmaktadır. Rölöve ve restitüsyon çalışmalarıyla elde edilen bu veriler, yapının tarihsel katmanlarının değerlendirilmesine ve restorasyon kararlarının geliştirilmesine temel oluşturmaktadır.

Konum:

Kuzguncuk | Üsküdar | İstanbul

Proje Yılı:

2025–Halen

Yapı Türü:

Konut

Tescil Durumu:

II. Grup Korunması Gerekli Kültür Varlığı

Proje Kapsamı:

Rölöve, Restitüsyon, Restorasyon

Parsel Alanı:

49 m²

Proje Alanı:

215 m²

© 2025 nuf mimarlık - Tüm Hakları Saklıdır.